İmparatorluğun Ontolojik Grameri versus Ulus-Devletin İdeolojik Mantığı – Mehmet Ulukütük

24 Ekim 2019

Yazar: Doç. Dr. Mehmet Ulukütük | Bursa Teknik Üniversitesi
Liberal Düşünce Dergisi, Yıl: 24, Sayı: 95, Yaz 2019, ss. 67 – 86.

Öz
Bu makalede imparatorluk ve ulus-devlet gramer ve mantık metaforundan hareketle yeniden yorumlanmaya ve tahayyül edilmeye çalışılmaktadır. Gramer ve mantık metaforları bir imkâna ve zorunluluğa işaret edecek şekilde kullanılmaktadır. Söz konusu metaforun kendisini inşa ettiği zemin ise ontoloji ve ideoloji olmaktadır. Buna göre imparatorluk ontolojik bir gramer olarak tahayyül edilmiş, farklılık, derinlik, otantiklik, adalet, liyakat, esneklik, gelenek, hetorejenlik ve kozmopolitlik kavramları ekseninde de facto bir durum olarak tahayyül edilmiştir. Diğer yandan ulus-devlet ise, benzerlik, eşitlik, yapaylık, elitlik, katılık ve homojenlik kavramları ekseninde a priori bir zorunluluk dayatması olarak tasavvur edilmiştir. İmparatorluktan ulus-devlete geçişin bir
ufuk ve eksen küçülmesi, felsefi olarak ontolojiden kopuşu, sosyolojik olarak milletten kitleye geçişi, ekonomik olarak paylaşımcı ve dayanışmacı yapıdan sermayenin merkezileştiği
bir kapitalist sisteme dönüşü, etik olarak adaletten ayrılışı, politik olarak ise milletten etno-seküler ulusçuluğa geçişi temsil ettiği gösterilmeye çalışılmıştır.

Anahtar Kelimeler: İmparatorluk, Ulus-devlet, Mantık, Gramer, Ontoloji, İdeoloji.

Ontological Grammar of the Empire Versus The Ideological Logic of The Nation-State

Abstract
In this article, the empire and nation-state are tried to be reinterpreted and imagined from the metaphors of grammar and logic. Metaphors of grammar and logic are used to indicate an opportunity and necessity. Ontology and ideology are the basis on which this metaphor builds itself. Accordingly, the empire was envisioned as an ontological grammar and was positioned as a de facto situation on the axis of the concepts of difference, depth, authenticity, justice, merit, flexibility, tradition, heterogeneity and cosmopolitanism. On the other hand, the nation-state is
positioned as an a priori imposition of necessity on the axis of similarity, equality, artificiality, elitism, rigidity, and homogeneity. The transition from empire to nation- state was demonstrated to represent its philosophical break from ontology, the sociological transition from the milla to the mass, the return from the economically sharing and solidarity structure to a capitalist system where capital is centralized , ethically its divergence from justice, and the political shift from nation to an ethnical secular nationalism.

Keywords:
Empire, Nation-state, Logic, Grammar, Ontology, Ideology.