Editörden

30 Temmuz 2020

Liberal düşünce dergisinin mevcut sayısında nitelikli akademik makaleler yer almaktadır. Farklı disiplinlerden makalelerden oluşan yeni sayıyı okurken, global düzeyde yaşanan salgının sebep olduğu yeni ruh haline ve yeni tarz hayata uymaya çabalıyoruz. Eğitimden sağlığa, sosyal ilişkilerden siyasal sorunlara ve iktisadî süreçlerin yeniden yapılanmasına kadar oldukça geniş yelpazede etkiler yaratan pandemi, doğal olarak yazım ve yayım süreçlerini de etkilemektedir.

Nitekim Gılgamış Destanı’ından Marquez’in Kolera Günlerinde Aşk’ına klasik ve modern edebiyatın insan varoluşunu bireysel ve sosyal düzlemde dille aktardığı özgün bir edebiyat tarihi de bulunmaktadır. Keza günümüz edebiyatı Covid-19 adıyla bilinen virüsün yarattığı derin etkiyi yakalamaya çalışmaktadır. Bu bağlamda sosyal medyanın ve çağdaş teknolojik imkânların yarattığı olumlu etki göz ardı edilemez.

Yeni koşulların şaşkınlığını yaşarken; bir yandan alışkanlıklarımızı muhafaza etmek, sağlık tehdidine maruz olmak bakımından da yeni davranışlar edinmek ve bunları kalıcı kılmak için çabalamak gerekmektedir. Şüphesiz farklı tarihsel kesitlerde olduğu gibi, mevcut zaman diliminde yaşadığımız süreç, belli kırılmalar yaratmaktadır. Tehditler kadar fırsatların da ortaya çıktığı bir vakıadır. Nitekim, pandemi belli iktisadî sorunlar yaratırken, çevresel rehabilitasyonlar oluşturduğu; oluşan eylemsizliğin yarattığı temiz hava ve kentlerin sessizleşmesi bu sürecin sonucunda ortaya çıkmıştır.

Global düzeyde yaşanan sağlık sorunu ölüm kaygısını tetiklerken, bir yandan da global düzeyde ve daha özel olarak Batı dışında yaşanan derin politik sorunların ve çatışmaların farklı açılardan değerlendirilmesi için imkânlar da sunmaktadır. Ancak bu tür değerlendirmelerin bir kısmının, “kapitalizmin yarattığı sorun” gibi ezberlenmiş analizlerin ötesine gitmediği de aşikârdır. Hayatın anlamına yönelik sorgulamalar, dinî ve ideolojik tutumların çözülmesi ve belirginleşmesi de başka önemli bir husus olarak durmaktadır.

Dikkat edilmesi gereken önemli bir konu da özgürlük ve sorumluluk bağlamında yaşanan somut sorunlar ve buna yönelik kamu otoritelerinin takındığı tavırdır. Kamu otoriteleri bu amaçla özgürlükleri kısıtlama yoluna giderken, bir yandan da doğal eğilim olarak otoriteyi tahkim etmek gibi eğilimleri uygulamaya almaktadırlar. Buna mukabil özgürlüğün sorumluluk gerektirdiği ilkesinden hareketle, bireysel ve toplumsal insanî davranışların yeterli hassasiyeti oluşturmadığı da iddia edilebilir.

Mezkur virüsün yol açtığı ve daha çok dede ve nineleri torunlarından ayıran ölümler, hepimize derin hüzünler yaşatmaktadır. İktisadî hayatın daralması, işsizlik gibi hadiselerin artması da sosyal sorunlar yaratmaya devam etmektedir. Buna rağmen her alanda insan faaliyetleri kaçınılmaz olarak devam edecektir. Zira insan sonlu bir varlık olarak ölüm gerçeğinden kaçınamaz.

Hastalıklar, savaşlar, kıtlık benzeri olgularla bir yandan mücadele edebilmek, tehdidin büyüklüğüne rağmen eylem içinde olmayı zorunlu kılmaktadır.

Tüm bu görüş ve düşüncelerin yarattığı bulanık ruh haliyle iyi okumalar diliyorum!

Editör
Alim Yılmaz